MODA AKIMLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MODA AKIMLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2012 Perşembe

1990'lar modası

Dövme, insan derisi üzerine yapılan işaret ve desenlerin genel adıdır.
Amaç :Hintliler, Japonlar, Amerika Yerlileri ve Afrika'daki bazı kabileler dövmeyi bir süs olarak yaparlarsa da pek çok toplumda dövmenin hastalıklara ve kötü ruhlara karşı koruyucu bir tılsım (nazarlık) olarak uygulandığı, bireyin toplumdaki konumunu (köle, efendi, ergen, işçi, asker) vurgulamak için kullanıldığı bilinmektedir.
Dövme yapma geleneği hayli eskidir. İÖ 2000'lerde Eski Mısır toplumunda dövmenin yapıldığı mumyalardan anlaşılmıştır. Mısırlıların dışında Britonların, Galyalıların ve Trakların da dövmeleri vardı. Eski Yunanlılar ve Romalılar, "barbarlara özgü bir uğraş" saydıkları dövmeyi suçlulara ile kölelere yaparlardı. Hıristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı. Buna karşın ilk Hıristiyanlar, bedenlerine İsa'nın adını ya da haç desenleri taşıyan dövmeler yaptırmışlardır. Aradan yüzyıllar geçince Avrupalılar dövmeyi unuttular. 18. yüzyıl sonlarında denizaşırı gezilerde Amerika Yerlilerinde ve Polinezyalılarda dövmeyle yeniden karşılaştılar. Avrupa dilleri, dövme karşılığı olan tattoo sözcüğünü Tahiti dilindeki tautau kelimesinden almıştır. Dövme 20. yüzyılın başlarından sonra, özellikle denizciler arasında yaygınlık kazandı. Romantik duyguları, yurtseverliği ya da dindarlığı belirtmek amacıyla dövme yaygın olarak kullanıldı ve günümüzde de kullanılmaktadır. Ama hijyene önem verilmediği ve AIDS gibi bazı hastalıkları bulaştırdığı gerekçesiyle lisanssız dövme yapmaya yasal sınırlamalar getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır.

Dövme yapımında değişik yöntemler kullanılır. Bir tür dövmede sivri uçlu kemik, boynuz ya da çelik iğne deriye hafifçe batırılır ve açılan delikler boyayla doldurulur. Açılan deliklerden boyaya batırılmış iplik geçirilerek de dövme yapılabilir.
Günümüzde modern yöntemler ile yapılan dövme ise, yukarıda bahsedilen yöntemlere nazaran daha az acır ve sağlık açısından daha az zararlı olan boyar maddeler ile yapılır. Dövme yapımında kullanılan makineler sayesinde yüksek devirle girip çıkan iğne düzeneği deri üzerinde bir kalemle çizim yapılıyormuş gibi rahat ve daha az hatalıdır.

1980'lerde moda akımı

Yeni Romantik

Yeni Romantik ya da yeni romantisizm, 1980'lerde özellikle İngiltere'de ortaya çıkan, gençler arasında yaygın bir moda akımıdır.

İlk olarak İngiliz gece kulüplerinde ortaya çıkmıştır. Yeni romantizm 80'lerin başlarında punk hareketinin sertliğine karşı olarak İngiltere müzik sahnesine doğrudan bir tepki şeklinde girmiştir. Punk İngiliz meclisinin öngördüğü yaşama karşı şekilde ilerlerken, yeni romantikler hayatı cazibeli görüyor ve yerel gece kulüplerinde düzenli olarak partiler veriyorlardı. Makyajları çizgili ve meşhurdu. Garip bir tasarımcı ve kulüp sahibi olan ve coşkun tasarımlarıyla tanınan Leigh Bowery, Boy George gibi sanatçılar için bir peri durumuna geldi ve 80'ler yer altı kulüp sahnesinde büyük bir mevki edindi.

Romantik görünüşün ilk tasarımcılarından olup Adam & the Ants gibi markalara özel olarak kıyafet tasarlayan Vivienne Westwood, sonradan "Korsan Görünümü"nü geliştirdi. Korsan görünümü tam kollu olup genel olarak pahalı kumaşlardan yapılırdı. Altın örgülü süvari tarzı ceketler gömlek ve dizde gittikçe darlaşan bir pantolonla birlikte giyilirdi. Farklılık yaratan ve ün salmış olarak hatırlanacak bir diğer eleman da, üstten bir veya iki düğmesi iliklenmeden yakaları açık bırakan kısa gömleklerdir. Çok tutucu toplumlar haricinde bu giyim tarzı hem erkekler hem kadınlar arasında standart ve sıradan bir hal almıştır. İş takımları haricinde katlanmış yakalı elbiseler giymek kullanışsız ve boğucu idi. Tozluklar da bu dönemde oldukça ünlüydüler.

Resmi punk modelleri giysileriyle cazibeli ve çekici görünmekteydiler, bu yüzden de gece kulüpleri geceleri bu cazibelerini sergilemeleri için onlara bir fırsat vermişlerdir. Dramatik döpiyesler, Londra’nın Blitz ve St. Moritz gibi seçkin kulüplerinde giyilmekteydi. Bu kulüpler yeni romantik hareketinin ilk olarak başladığı yerler olarak anımsanmaktadırlar.

Yeni romantik görünümünün ilk tasarımcıları Vivienne Westwood, Colin Swift, Stevie Stewart ve David Holah’dır. Westwood, kendi fikirlerine, sonradan korsan görünümünü geliştirecek olan şık Regency tasarımlarını uyarlayarak başladı. Özellikle Adam ve The Ants için tasarımlar yaptı. Resmi giyim stili yeniden şekillenerek, kokteyl elbiseleri ve gece takımlarında genel olarak alt kısmı geniş korseli ceketler veya Chanel tarzı brokar ceketler ve ayakta topuklular ile dizin hemen üstünde düz etekler giyilmeye başlanmıştır.

1980'ler modası


II. Dünya Savaşı'ndan sonra yetişen nesiller, bireysel fikirlerini, görüşlerini ifade etmek için, özellikle de siyasi konulardaki tepkilerini ebeveynlerinden farklı şekillerde karşılık vermek için, süregelen gelenek ve ahlak kurallarına uymayı reddetmeye başladılar. Mini eteğin mucidi kabul edilen Galli tasarımcı Mary Quant tam da bu dönemde, Londra, King's Road’taki Bazaar adlı butiğiyle gündelik modaya yön vermeye başladı; günün gençlerinin düşüncelerini yansıtan ve moda trendlerini belirleyen Paris modaevleri ile uzaktan yakından alakası olmayan giysiler satmaya başladı. 1965’te etek boylarını dizlerin 10-15 cm üzerine çeken tasarımcı, böylece ikonik mini eteği yaratmış oldu.[1] Mini etek böylece 1960’ların ortasında Londra’nın ruhunu yansıtan giysi oldu; özgür, enerjik, genç, devrimsel ve geleneklere aykırı.

Bu yeni giysiyi 1965 ilkbahar-yaz koleksiyonunda işleyen Fransız tasarımcı Andre Courreges mini eteği daha da popüler hale getirdi. Onun minileri vücuda daha az oturan ve ‘Courreges boots’ adıyla markalaşan beyaz botlarla giyiliyordu.

80 ve 90'lı yıllarda mini etek, boyunun biraz uzatılmasıyla, iş kıyafetlerinde ceketlerle ofislere taşındı. Dar jean pantolonlar nedeniyle popüleritesi biraz sarsıldysa da hala hem gece kıyafetlerinde hem de günlük elbiseleri tamamlayan bir parçadır.[2] Mini etek her ne kadar tepki çekmiş olsa da kadın bacağının sergilenmesi nedeniyle bir o kadar da ilgi görmüştür.

Yakın zamana kadar sporcuların mini etek giymesine zorluk çıkarılmışsa da, bugün tenis, badminton, masa tenisi gibi spor dallarında mini etek spor giyimin yaygın bir parçası haline gelmiştir.




1920'ler modası

Silindir şapka, melon şapkaların tepe kısmının 5-10 cm daha uzun ve silindir biçimi, kenar kısınları daha kısa olan şapka çeşitidir. Tepe kısmı silindir parçasından yapıldığı için "silindir şapka" denmektedir.
Tarihçesi

Fransa'da kraliyet eğlenceleri için kralların özel hokkabazlarının kullandığı başlıklardır. Bu şapkanın içinden tavşan çıkarıldığı bilinmektedir. Daha sonraki dönemlerde (19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın ortalarına kadar) takım elbise, kravat ve papyonların tamamlayıcısı olarak günlük yaşamda kullanılmıştır.

20 yüzyılda, genelde devletlerin üst makamları tarafından kullanılırdı. Fakat halk tarafından silindir şapka yerine fötr şapka tercih edilmiştir. Günümüzde ise yine hokkabazlar tarafından eğlence amaçlı kullanılmaktadır.